29 Ocak 2010 Cuma

Not 2


Bu hafta nihayet güzel bir kar yağışı görmek nasip oldu. Tabii ki İstanbul'un göbeğinde yaşanan buzlanma ve çamur sefaletinden bahsetmiyorum. Ama tesadüfen iş için gittiğim Gebze Tübitak'ta muhteşem görüntülere şahit oldum. Yoğun ve çok stresli bir işim olduğu için genellikle bir karış suratla dolaşırım ve bu tür şeyler daima gözümden kaçar. Sağa sola koşuştururken yanından geçtiğimiz yerlere ve kişilere hiç dikkat etmeyiz. Bu zaten gayet iyi bilinen ve hepimize klişe gelen cümlelerden biridir. Yine de buraya eklemekte fayda görüyorum.

İşte kendime 2. notum: Şu suratını asmayı bırak ta biraz sağa sola bak!

27 Ocak 2010 Çarşamba

Not 1

Yıllar yılı aklımda kendime küçük küçük notlar tutuyorum. Bunların çoğunluğu ikinci kez tekrar edilmemesi gereken irili ufaklı birçok hatadan oluşuyor. Ancak bir o kadar da gezip gördüğüm ve beni çok etkileyen yerler, olaylar ve etkinlikler var. Bunları hatırlamak artık çok zor olmaya başladı ki bu nedenle de kayıt altına almakta fayda görüyorum.


İstanbul gibi bir şehirde yaşamanın verdiği belli başlı sıkıntılar var. İlk akla gelen elbette ki trafik!

İşte kendime ilk notum: Eğer mecbur değilsen asla ama asla Teşvikiye'ye arabayla girme! En son o trafiğe girdiğimde arabanın debriyaj balataları neredeyse yanıyordu. 2 gün boyunca sol ayağıma giren kramplar da cabası :(